Balın tarihi

Yapılan araştırmalara göre bal arılarının 30 milyon yıldır var olduğu ve bal yaptığı tespit edilmiştir. On bin yıl öncesine dayanan Cilalı Taş döneminden bu yana ise balın, insanlar tarafından bir gıda olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Konya’nın 50 km kuzeydoğusunda yer alan tarihi Çatalhöyük yerleşiminde, M.Ö. 9.000–8.000 yıllarına ait mimaride, konutların iç duvar fresklerinde görülen süslemeler, balın insanlar tarafından tüketildiğini gösteren en erken kanıtlardandır. Bir diğer tarihi kanıt ispanya’dan: İspanya Valencia’da bir mağarada M.Ö. 6 bin yıllarında yapıldığı belirlenen bir duvar resminde bal toplayan arılar ve o balı toplayan bir insan resmedilmiştir. Bu bilgi de bize göstermektedir ki; o dönemin insanları, ağaçlara tırmanıp arı kovanlarındaki balları almışlar ve besin olarak kullanmışlardır.

Osmanlı toplumsal hayatı ve edebiyatında da bal önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle Mevlevi kültüründe bal, hemen her yerde kullanılmakta; hem tek başına, hem tatlandırıcı, hem ilaç hem macun olarak tüketilmektedir. Gündelik hayatın içine o kadar çok girmiştir ki, balı tadan dilde, tadı daim olsun diye deyimler üretilmiştir. Sünnet olan çocuklar çok ağlarlarsa ağızlarına bir parmak bal sürülerek susturulmuş. Dünya acılarına bir sus payı gibi; “Ağzına bir parmak bal çalmak” deyimi buradan gelmektedir. Pek çok divan ve halk şairi bal kelimesini baş köşeye koymuş, atasözlerinde “lezzetli nesne” olarak bala yer verilmiştir.

Osmanlı saraylarında da balın sıklıkla kullanıldığını biliyoruz. Osmanlı tarihinde şeker, erken dönemden beri kullanılmış olsa da bal, ona karşı her zaman yerini korumuştur. Sarayın envanter kayıtlarına baktığımızda 15. ve 17. yüzyıllar arasındaki çeşitli yıllarda 14 ila 65 ton arasında bal tüketildiği görülmektedir. Örneğin büyük Osmanlı Sultanı Fatih Sultan Mehmet döneminde, Fatih Külliyesi misafirhanesine gelen misafirlere, sıklıkla bal ikram edilirdi. Tüm bunlar göstermektedir ki; hem Osmanlı sarayında hem de toplum içerisinde bal, gerek tatlandırıcı olarak, gerek şerbet yapılarak ya da macun şeklinde gerekse doğal haliyle vazgeçilmez gıdalardan biri olarak kulanılagelmiştir.

Kutsal dinlerde bal

Lezzet ve şifanın binlerce yıldır değişmeyen formülü bal, kutsal dinlerde ve kitaplarında Yaratıcı tarafından insanlara şifa kaynağı olarak önerilmiştir.

İslam dininde; “Rabbin bal arısına şöyle vahyetti “dağlardan, ağaçlardan ve kurdukları çardaklardan evler edin, sonra meyvelerin her türünden ye ve Rabbi’nin yollarında boyun eğerek yürü”! Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, ondan insanlar için şifa vardır. Elbette bunda düşünen bir kavim için büyük bir ibret vardır.”   Nahl 68-69

Kutsal metinlerdeki atıflar ve insan hayatı için onca faydası bulunan bal, insanlar tarafından kutsal bir yiyecek olarak nitelendirilmiştir. Aslında oluşumu, ağzımızdaki tadı, sağlığımıza olan katkısı dikkate alındığında balın bunu hakkettiğini söylemek hiç de zor değil.

Kutsal metinlerde üzerine dikkat çekilen bal, bal arılarının usanmaz çabası, birlikte bir amaca doğru yönelmişlikleri ve her güzellikten faydalı bir şeyi bulup onu leziz bir tada dönüştürebilme maharetlerinin bize uzanan şeklidir. İslam Peygamberi’nin balın her derde deva olduğunu ve yemek yenirken mutlaka bir miktar balın da yenmesini ifade eden hadisleri vardır. Tevrat’ta da balın adı defalarca geçmektedir. Diğer kutsal kitap İncil’de ise; İsa’nın çarmıha gerilip öldürülmesinin ardından, yeniden dirildikten sonra ona verilen yiyeceklerin arasında bal da olduğu yazmaktadır.

Balın sofraları tatlandıran işlevselliğinin yanında düşünen kavimlere ibretlik bir oluş biçimi olduğunu yine yüce kitaptan öğreniriz. Vızıldayan böceklerin üretkenliğinden, yaratılmışların vızıltılarını bir parça dindirmek için var edilmiş gibidir, bu dünyanın en tatlı gıdası olan bal.

Kutsal metinlerdeki atıflar ve insan hayatı için onca faydası bulunan bal, insanlar tarafından kutsal bir yiyecek olarak nitelendirilmiştir. Aslında oluşumu, ağzımızdaki tadı, sağlığımıza olan katkısı dikkate alındığında balın bunu hakkettiğini söylemek hiç de abartı olmaz.